Ana içeriğe atla
Tüm dilbilgisi rehberleri
Türkçe Dilbilgisi Türkçe konuşanlar için

A2 Seviye Temel Türkçe Dilbilgisi

24 konu

Eşitlik hâli: -ca / -ce / -ça / -çe

Eşitlik hâli eki benzerlik, görelik, miktar veya tarz anlamı verebilir. Ünlü ve ünsüz uyumuna göre -ca, -ce, -ça, -çe biçimleri görülür.

  • çocukça davrandı
  • bence doğru
  • saatlerce bekledik
  • Türkçe konuşuyor

Sayılar, sıra sayıları ve üleştirme sayıları

Sayılar miktar bildirir. Sıra sayıları -ıncı/-inci/-uncu/-üncü ekleriyle sıralama anlatır. Üleştirme sayıları -ar/-er ekiyle paylaştırma anlamı verir.

  • üç kitap
  • birinci sınıf
  • ikişer elma
  • beşinci bölüm

Sıfatlar ve sıfatların isimden önce kullanımı

Sıfatlar isimleri niteler veya belirtir ve Türkçede genellikle isimden önce gelir. Sıfatlar çoğu durumda ek almadan ismin anlamını daraltır.

  • güzel ev
  • eski araba
  • zor soru
  • uzun yol

Niteleme sıfatları

Niteleme sıfatları varlıkların nasıl olduğunu, yani renk, biçim, boyut, durum veya özelliklerini anlatır.

  • kırmızı elma
  • sessiz oda
  • akıllı çocuk
  • soğuk hava

Belirtme sıfatları: işaret, sayı, belgisiz ve soru sıfatları

Belirtme sıfatları ismi işaret, sayı, belirsizlik veya soru yoluyla sınırlar. İsmin niteliğinden çok hangi varlıktan, kaç tane olduğundan veya ne kadar olduğundan söz eder.

  • bu kitap
  • üç öğrenci
  • bazı insanlar
  • hangi yol?

Derecelendirme: çok, daha, en, pek, oldukça

Derecelendirme sözcükleri sıfat veya zarfların anlamını güçlendirir, azaltır ya da karşılaştırmaya hazırlar. 'Çok' yoğunluk, 'daha' karşılaştırma, 'en' üstünlük bildirir.

  • çok güzel
  • daha hızlı
  • en pahalı
  • oldukça iyi

Karşılaştırma: -den daha, kadar, en

Türkçede karşılaştırma için ayrılma hâli + daha, eşitlik için kadar, üstünlük için en kullanılır. Karşılaştırılan unsur genellikle -den/-dan eki alır.

  • Ali'den daha uzun
  • senin kadar hızlı
  • en güzel şehir
  • bu kitaptan daha ilginç

Zarflar: zaman, yer-yön, durum, miktar ve soru zarfları

Zarflar fiilleri, sıfatları veya başka zarfları zaman, yer, yön, durum, miktar ya da soru bakımından tamamlar.

  • Bugün geldim.
  • Yavaş konuş.
  • Çok güzel oldu.
  • Nereye gidiyorsun?

Temel edatlar: için, gibi, kadar, göre, ile, sonra, önce

Edatlar isimler veya isimleşmiş yapılarla birlikte anlam ilişkisi kurar. Amaç, benzerlik, karşılaştırma, ölçü, araç, zaman ve bakış açısı bildirebilirler.

  • senin için
  • çocuk gibi
  • bana göre
  • dersten sonra
  • okuldan önce

Bağlaçlar: ve, ama, fakat, çünkü, veya, ya da

Bağlaçlar kelimeleri, kelime gruplarını veya cümleleri bağlar. Ekleme, karşıtlık, sebep ve seçenek ilişkileri kurarlar.

  • Ali ve Ayşe geldi.
  • Gitmek istedim ama zamanım yoktu.
  • Evde kaldım çünkü hastaydım.
  • Çay veya kahve ister misin?

Soru eki: mı / mi / mu / mü

Soru eki evet-hayır sorusu kurar ve ünlü uyumuna göre mı, mi, mu, mü biçimlerini alır. Ayrı yazılır ama kendinden sonra gelen kişi ekleriyle birleşebilir.

  • Geliyor musun?
  • Bu senin mi?
  • Hazır mıyız?
  • Okudun mu?

Dikkat: Soru eki her zaman ayrı yazılır: 'geldinmi' değil 'geldin mi'.

Olumsuzluk: değil, yok, -ma / -me

Türkçede olumsuzluk isim cümlelerinde çoğunlukla 'değil', varlık-yokluk yapılarında 'yok', fiillerde ise -ma/-me ekiyle kurulur.

  • Bu doğru değil.
  • Evde kimse yok.
  • Bugün gelmiyorum.
  • Kitabı okumadım.

Dikkat: 'Değil' fiil olumsuzluğu için kullanılmaz: 'Git değilim' yanlış; 'Gitmiyorum' doğru.

Var / yok yapıları

'Var' bir şeyin mevcut olduğunu, 'yok' mevcut olmadığını bildirir. Sahiplik anlamında da kullanılabilir ve iyelik yapılarıyla birleşir.

  • Masada kitap var.
  • Evde kimse yok.
  • Benim arabam var.
  • Zamanımız yok.

İsim cümleleri ve ek-fiil: -(y)im, -sin, -dir

Yüklemi isim, sıfat veya ad soylu bir kelime olan cümlelere isim cümlesi denir. Ek-fiil kişi ve bildirme anlamı katar.

  • Ben öğrenciyim.
  • Sen haklısın.
  • Bu kitap güzeldir.
  • Biz hazırız.

Geniş zaman: -r / -ar / -er / -ır / -ir / -ur / -ür

Geniş zaman alışkanlık, genel gerçek, düzenli eylem veya tahmin anlamı verir. Ek fiil köküne göre -r, -ar/-er ya da -ır/-ir/-ur/-ür biçimlerinde gelir.

  • Her gün kahve içerim.
  • Güneş doğudan doğar.
  • O bu işi yapar.
  • Akşam yağmur yağar.

Dikkat: Geniş zaman her zaman şu anı anlatmaz; alışkanlık, genel doğru veya tahmin bildirebilir. 'Her gün yürürüm' ile 'Şimdi yürüyorum' aynı değildir.

Şimdiki zaman: -yor

Şimdiki zaman, konuşma anında devam eden veya içinde bulunulan dönemde süren eylemleri anlatır. Fiil kökünden sonra -yor ve kişi eki gelir.

  • Şu an ders çalışıyorum.
  • Annem yemek yapıyor.
  • Bu yıl Türkçe öğreniyoruz.

Gelecek zaman: -(y)acak / -(y)ecek

Gelecek zaman, daha sonra gerçekleşecek eylemleri, planları veya güçlü beklentileri anlatır. Ünlüyle biten fiillerde y kaynaştırması kullanılır.

  • Yarın geleceğim.
  • Hafta sonu çalışacağız.
  • O birazdan arayacak.
  • Seni bekleyeceğim.

Görülen geçmiş zaman: -dı / -di / -du / -dü / -tı / -ti / -tu / -tü

Görülen geçmiş zaman, konuşanın doğrudan bildiği, gördüğü veya kesin olarak aktardığı geçmiş olaylar için kullanılır. Ek ünlü ve ünsüz uyumuna göre değişir.

  • Dün seni gördüm.
  • Kapı kapandı.
  • Toplantı başladı.
  • Yemeği yaptık.

Öğrenilen geçmiş zaman: -mış / -miş / -muş / -müş

Öğrenilen geçmiş zaman, sonradan öğrenilen, duyulan, fark edilen veya çıkarım yoluyla anlaşılan geçmiş olayları anlatır.

  • Ali dün gelmiş.
  • Yağmur yağmış.
  • Sen çok yorulmuşsun.
  • Kapı açık kalmış.

Dikkat: -mış sadece 'duydum' anlamı vermez; sonradan fark etme, çıkarım veya şaşırma anlamı da katabilir: 'Yağmur yağmış.'

Emir kipi

Emir kipi istek, talimat, uyarı veya doğrudan emir bildirir. Kişilere göre farklı biçimleri vardır ve nezaket derecesi bağlama göre değişir.

  • Gel.
  • Lütfen bekleyin.
  • Kapıyı kapat.
  • Buraya bakınız.

İstek ve rica yapıları: lütfen, -abilir misiniz?, -r mısınız?

Türkçede rica ve kibar istekler 'lütfen', '-abilir misin/misiniz?', '-r mısın/mısınız?', 'rica etsem' gibi yapılarla kurulur. Bu yapılar emir kipine göre daha naziktir.

  • Lütfen kapıyı kapatır mısınız?
  • Bana yardım edebilir misin?
  • Rica etsem biraz bekler misiniz?

Yeterlilik: -(y)abil / -(y)ebil

Yeterlilik eki bir işi yapabilme, izin veya olasılık anlamı verir. Fiile -(y)abil/-(y)ebil eklenir ve ardından zaman/kişi eki gelir.

  • Yüzebilirim.
  • Burada oturabilir miyim?
  • Akşam yağmur yağabilir.
  • Bunu yapabiliriz.

Dikkat: Olumsuz yeterlilikte biçim değişir: 'gelebilirim' → 'gelemem'. 'Gelemeyebilirim' ise 'gelmeme ihtimalim var' anlamına yaklaşan olasılıksal olumsuzluk verir.

Temel gereklilik: -malı / -meli

-malı/-meli eki gereklilik, tavsiye veya zorunluluk bildirir. Bağlama göre yumuşak öneri ya da güçlü gereklilik anlamı taşıyabilir.

  • Daha çok çalışmalısın.
  • Bu formu doldurmalıyız.
  • Erken yatmalıyım.

Temel şart yapısı: -sa / -se

Şart eki bir koşula bağlı sonucu anlatır. Fiile -sa/-se eklenir; cümlenin diğer kısmında sonuç veya öneri yer alır.

  • Gelirsen konuşuruz.
  • Vaktin varsa kahve içelim.
  • Yağmur yağarsa evde kalacağız.

Dilbilgisini gerçek bağlama yerleştir

Çift dilli kısa hikayeler oku ve bu yapıları gerçek cümlelerde gör.