Ana içeriğe atla
Tüm dilbilgisi rehberleri
İtalyanca Dilbilgisi Türkçe konuşanlar için

A1 Seviye Başlangıç İtalyanca Dilbilgisi

39 konu

"to be" Geniş Zaman: am / is / are

"to be" fiili özneyi onunla ilgili bilgiye bağlar. "I" ile "am", "he / she / it" ile "is", "you / we / they" ile "are" kullanılır.

  • I am a student.Ben bir öğrenciyim.
  • She is at home.O evde.
  • They are happy.Onlar mutlular.

Dikkat: Fiili asla atmayın: "She happy" yanlıştır; doğrusu "She is happy."

"to be" ile olumlu, olumsuz ve soru biçimleri

Olumsuz için fiilden sonra "not" eklenir. Soru için özne ile fiilin yeri değişir.

  • I am not late.Geç değilim.
  • She isn't a teacher.O bir öğretmen değil.
  • Are you ready?Hazır mısın?

"to be" ile kısa cevaplar

İngilizcede evet/hayır sorularına genellikle sadece "yes" veya "no" yerine özne + yardımcı fiil tekrarlanarak kısa biçimde cevap verilir.

  • Yes, I am.Evet, öyleyim.
  • No, she isn't.Hayır, değil.
  • Yes, they are.Evet, öyleler.

Dikkat: Olumlu kısa cevabı kısaltmayın: "Yes, I'm." yanlıştır - doğrusu "Yes, I am."

Geniş zaman (Present Simple): I do / I don't / Do I?

Geniş zaman alışkanlıklar, gerçekler ve kalıcı durumlar için kullanılır. Olumsuz ve sorularda yardımcı fiil "do" (he/she/it için "does") gerekir.

  • I work in London.Londra'da çalışıyorum.
  • She doesn't drink coffee.O kahve içmez.
  • Do you live here?Burada mı yaşıyorsun?

Üçüncü tekil şahısta -s: he works, she goes

Geniş zamanda özne he, she ya da it olduğunda fiile -s (veya -es / -ies) eklenir.

  • He plays football.O futbol oynar.
  • She watches TV.O televizyon izler.
  • It rains a lot.Çok yağmur yağar.

Dikkat: Sık yapılan hata: "She play" yerine "She plays" denmeli.

Geniş zaman: alışkanlıklar, rutinler ve gerçekler

Düzenli olarak olan şeyler, genel doğrular ve resmi takvimler için geniş zaman kullanılır.

  • I take the bus every morning.Her sabah otobüse binerim.
  • Water boils at 100 degrees.Su 100 derecede kaynar.
  • The train leaves at six.Tren altıda kalkar.

Sıklık zarfları

always, usually, often, sometimes, rarely, never gibi sözcükler bir şeyin ne sıklıkta olduğunu söyler. Ana fiilden önce ama to be fiilinden sonra gelir.

  • I always have breakfast.Her zaman kahvaltı yaparım.
  • She is often late.Sık sık geç kalır.
  • We never eat meat.Asla et yemeyiz.

Şimdiki zaman (Present Continuous): I'm doing

Yapı: özne + am/is/are + fiil-ing. Şu anda ya da bu sıralarda olan eylemler için kullanılır.

  • I'm reading a book.Kitap okuyorum.
  • He isn't sleeping.O uyumuyor.
  • Are they working today?Bugün çalışıyorlar mı?

Geniş zaman ile şimdiki zamanın karşılaştırılması

Alışkanlıklar ve kalıcı gerçekler için geniş zaman; şu anda ya da geçici olarak bu sıralarda olan şeyler için şimdiki zaman kullanılır.

  • I usually drink tea, but today I am drinking coffee.Genelde çay içerim ama bugün kahve içiyorum.
  • She works in a bank. She is working from home this week.Bankada çalışır. Bu hafta evden çalışıyor.

Sahiplik için have / have got

"have" ve "have got" sahiplik, ilişki ve özellik anlatır. "have got" konuşma dilinde, özellikle İngiliz İngilizcesinde daha yaygındır.

  • I have two sisters.İki kız kardeşim var.
  • She's got blue eyes.Mavi gözleri var.
  • Have you got a minute?Bir dakikan var mı?

"to be" geçmiş zaman: was / were

I, he, she, it ile "was"; you, we, they ile "were" kullanılır. Olumsuzları: wasn't / weren't.

  • I was tired.Yorgundum.
  • They were at school.Okuldaydılar.
  • She wasn't happy.Mutlu değildi.

Geçmiş zaman: düzenli ve düzensiz fiiller

Düzenli fiiller -ed alır (worked, played). Düzensiz fiiller tamamen değişir (go - went, see - saw, eat - ate). Yaygın olanlar ezberlenmelidir.

  • I worked late yesterday.Dün geç saate kadar çalıştım.
  • She went to Paris.O Paris'e gitti.
  • We ate pizza.Pizza yedik.

Geçmiş zamanda olumsuz ve soru

Geçmiş zamanda olumsuz ve soru için yardımcı fiil "did" + yalın fiil (to'suz) kullanılır.

  • I didn't see him.Onu görmedim.
  • Did you sleep well?İyi uyudun mu?
  • Where did they go?Nereye gittiler?

Dikkat: "did" sonrasında geçmiş biçim kullanmayın: "Did you went?" değil "Did you go?"

Gelecek için will / shall

"will" tahminler, konuşma anında alınan kararlar ve teklifler için; "shall" çoğunlukla I/we ile sorularda kullanılır.

  • It will rain tomorrow.Yarın yağmur yağacak.
  • I'll help you.Sana yardım edeceğim.
  • Shall we go?Gidelim mi?

Planlar ve tahminler için be going to

"be going to" önceden yapılmış planlar ya da şu an görülen kanıtlara dayanan tahminler için kullanılır.

  • I'm going to visit my parents on Sunday.Pazar günü aileme uğrayacağım.
  • Look at those clouds - it's going to rain.Şu bulutlara bak - yağmur yağacak.

Yetenek, olasılık ve izin için can / can't

"can" yetenek, olasılık ve gayri resmi izin anlatır. Olumsuzu "cannot" ya da "can't" tir.

  • I can swim.Yüzebilirim.
  • You can't park here.Buraya park edemezsin.
  • Can I borrow your pen?Kalemini ödünç alabilir miyim?

Kibar rica için could / can

"could", "can" e göre rica ederken daha kibardır. Yabancılarla ya da resmi durumlarda "Could you...?" tercih edilir.

  • Can you open the window?Pencereyi açar mısın?
  • Could you help me?Bana yardım eder misiniz?
  • Could I have the bill, please?Hesabı alabilir miyim lütfen?

Emir kipi: Sit down! Don't talk!

Emir, talimat ya da uyarı için fiilin yalın hali kullanılır (özne yoktur). Olumsuz için "do not" ya da "don't" eklenir.

  • Come here.Buraya gel.
  • Don't worry.Endişelenme.
  • Please be quiet.Lütfen sessiz ol.

Would you like...? / I'd like...

"would like" bir şey teklif etmenin ya da istemenin kibar yoludur. Daima isim veya "to + fiil" alır.

  • Would you like some tea?Biraz çay ister misin?
  • I'd like a coffee, please.Bir kahve alabilir miyim, lütfen.
  • She'd like to leave early.Erken çıkmak istiyor.

Let's... / Shall we...? / Shall I...?

"Let's + fiil" hem konuşanı hem dinleyeni içeren bir öneri sunar. "Shall we?" daha kibar bir alternatiftir.

  • Let's go to the park.Hadi parka gidelim.
  • Shall we have dinner?Akşam yemeği yiyelim mi?
  • Shall I open the door?Kapıyı açayım mı?

Fiil + to mastarı ve fiil + -ing (temel)

Bazı fiiller "to + fiil" alır (want, need, decide, hope). Bazıları "-ing" alır (enjoy, finish, avoid). Bazı fiiller (like, love, prefer gibi) her iki formu da alabilir.

  • I want to go home.Eve gitmek istiyorum.
  • She enjoys reading.Okumaktan keyif alır.
  • We hope to see you soon.Yakında görüşmeyi umuyoruz.

A / an ve çoğul isimler

"a" sessiz sesle başlayan, "an" sesli sesle başlayan kelimelerden önce gelir. Çoğullar genelde -s alır; bazıları biçim değiştirir (child - children).

  • a bookbir kitap
  • an applebir elma
  • two childreniki çocuk

A / an / the / artikelsiz (temel)

Bir şeyi ilk kez söylerken "a/an", her iki taraf da hangisinden bahsedildiğini biliyorsa "the" kullanılır. Genel çoğul ve sayılamayan isimlerle artikel kullanılmaz.

  • I bought a book. The book is great.Bir kitap aldım. Kitap harika.
  • Cats are independent.Kediler bağımsızdır.
  • I love music.Müziği severim.

Dikkat: Genel anlamda "the breakfast" ya da "the music" demeyin.

This / that / these / those

Yakındaki şeyler için "this/these", uzaktakiler için "that/those". Tek başına da kullanılır, ismin önüne de gelir.

  • This is my phone.Bu benim telefonum.
  • That book is yours.O kitap senin.
  • These cookies are delicious.Bu kurabiyeler nefis.

Özne zamirleri, nesne zamirleri ve iyelik sıfatları

Özne zamirleri (I, you, he...) eylemi yapar. Nesne zamirleri (me, you, him...) eylemden etkilenir. İyelik sıfatları (my, your, his...) isimden önce gelir.

  • I saw him yesterday.Onu dün gördüm.
  • She is my sister.O benim kız kardeşim.
  • We love their music.Onların müziğine bayılırız.

İyelik zamirleri ve iyelik 's

İyelik zamirleri (mine, yours, hers...) tek başına kullanılır. Bir ismin sonuna 's eklemek sahipliği gösterir.

  • This book is mine.Bu kitap benim.
  • It's my sister's car.O, kız kardeşimin arabası.
  • Are these keys yours?Bu anahtarlar senin mi?

Sayılabilen ve sayılamayan isimler

Sayılabilen isimler çoğul olabilir (one chair, two chairs). Sayılamayan isimler (water, money, advice, information) "a/an" almaz ve çoğul yapılmaz.

  • I need some water.Biraz suya ihtiyacım var.
  • She gave me good advice.Bana iyi bir tavsiye verdi.
  • I have two pieces of luggage.İki parça bagajım var.

Dikkat: "an advice" demeyin; "a piece of advice" deyin.

Some / any / much / many / a lot of / a little / a few

"some" olumlu cümle ve tekliflerde; "any" olumsuz ve sorularda. "many/few" sayılabilenlerle, "much/little" sayılamayanlarla. "a lot of" ikisiyle de çalışır.

  • I have some friends here.Burada bazı arkadaşlarım var.
  • There isn't any milk.Hiç süt yok.
  • I have a few questions.Birkaç sorum var.

There is / there are / there was / there were

Bir şeyin var olduğunu söylemek için bu yapı kullanılır. Fiili sonrasındaki isme göre eşleştirin.

  • There is a problem.Bir sorun var.
  • There are six people here.Burada altı kişi var.
  • There were no chairs.Hiç sandalye yoktu.

There ile it; this ile it

"there" yeni bir şeyi tanıtır. "it" zaten bilinen bir şeyi ya da hava, zaman ve mesafeyi anlatır.

  • There is a cat outside. It is black.Dışarıda bir kedi var. Siyah.
  • It is raining.Yağmur yağıyor.
  • This is my friend Anna.Bu arkadaşım Anna.

Sıfatlar ve sıfatın yeri

Sıfatlar isimden önce ("a red car") veya to be fiilinden sonra ("the car is red") gelir. İngilizce sıfatlar sayı ve cinsiyete göre değişmez.

  • a tall buildinguzun bir bina
  • She is happy.O mutlu.
  • They are interesting people.Onlar ilginç insanlar.

Tarz zarfları; sıfat ile zarfın farkı

Tarz zarfları genellikle -ly ile biter ve bir eylemin nasıl yapıldığını anlatır. İsmi değil, fiili niteler.

  • She sings beautifully.Çok güzel şarkı söyler.
  • He drives carefully.Dikkatli araba kullanır.
  • They speak English well.İngilizceyi iyi konuşurlar.

Dikkat: "good" sıfat, "well" zarftır: "She speaks English well."

Karşılaştırma ve üstünlük sıfatları

Kısa sıfatlar -er / -est alır (tall - taller - tallest). Uzun sıfatlar more / most kullanır (interesting - more interesting - most interesting). Bazıları düzensizdir (good - better - best).

  • My brother is taller than me.Erkek kardeşim benden daha uzun.
  • This is the most expensive option.Bu en pahalı seçenek.
  • She's a better cook than I am.O benden daha iyi bir aşçı.

Temel bağlaçlar: and, but, or, so, because

"and" ekler, "but" karşılaştırır, "or" seçenek sunar, "so" sonuç gösterir, "because" sebep verir.

  • I was tired, so I went to bed.Yorgundum, bu yüzden yattım.
  • She speaks French but not Italian.Fransızca konuşur ama İtalyanca konuşmaz.
  • We stayed home because it was raining.Yağmur yağdığı için evde kaldık.

Zaman edatları: at, in, on

"at" saatlerle, "on" günler ve tarihlerle, "in" aylar, yıllar, mevsimler ve günün bölümleriyle kullanılır.

  • at 7 o'clocksaat 7'de
  • on MondayPazartesi günü
  • in JulyTemmuz'da
  • in the morningsabah

Yer edatları: at, in, on, next to, under, between, behind

"at" belirli bir nokta için, "on" yüzey için, "in" kapalı alan için. Diğer edatlar şeyler arasındaki konumu gösterir.

  • at the doorkapıda
  • on the tablemasanın üstünde
  • in the boxkutunun içinde
  • next to the windowpencerenin yanında

Temel soru kelimesi sırası ve soru kelimeleri

Wh- soruları bir soru kelimesiyle başlar (what, where, when, why, who, how) ve şu yapıyı izler: Wh- + yardımcı fiil + özne + fiil.

  • Where do you live?Nerede yaşıyorsun?
  • What time is it?Saat kaç?
  • Why are you laughing?Neden gülüyorsun?

Temel İngilizce sözcük dizilişi: özne + fiil + nesne

İngilizce sabit bir sözcük dizilişine sahiptir. Önce özne, sonra fiil, sonra nesne gelir. Zaman ve yer ifadeleri sona alınır.

  • She drinks coffee every morning.O her sabah kahve içer.
  • I bought a new phone yesterday.Dün yeni bir telefon aldım.

Dikkat: Nesneyi fiilden önce koymayın: "I yesterday saw a film" yerine "I saw a film yesterday."

Temel zaman ifadeleri: yesterday, last, ago, tomorrow, next

Bunlar fiilleri zamana bağlar. "ago" zaman ifadesinden sonra; "last/next" zaman ifadesinden önce gelir.

  • She left two hours ago.İki saat önce ayrıldı.
  • We met last week.Geçen hafta tanıştık.
  • I'll call you tomorrow.Yarın seni arayacağım.

Tüm seviyeler

BaşlangıçTemelOrtaİleri

Dilbilgisini gerçek bağlama yerleştir

Çift dilli kısa hikayeler oku ve bu yapıları gerçek cümlelerde gör.